Hosgeldiniz Tarih - Saat
Baynet Ajans Denizli Web Tasarim
DENİZLİ
Denizli hava durumu
En Düşük : 24°C
En Yüksek : 36°C

  • MERMERE HAYAT VEREN ADAM
  • MERMERE HAYAT VEREN ADAM
MERMERE HAYAT VEREN ADAM

 MERMERE HAYAT VEREN ADAM

 
Denizli travertenin ve mermerinin tanıtımı yanında, mermeri sanatla buluşturan mermer sanatına ve Denizli’ye kattığı değerle, Denizli’yi uluslararası arenada farklı bir boyuta taşıyan işine ve sanata aşık bir isim, Kömürcüoğlu Mermer Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kömürcüoğlu’nu Gazetemize konu ettik. Denizli’de Kömürcüoğlu Mermer olarak yıllarca başarılı işlere imzalar atan Nihat Kömürcüoğlu, sosyal sorumluluk projesi olarak ortaya koyduğu ve bu yıl 3.’sü düzenlenen Uluslararası Taş Heykel Kolonisi ile Türkiye ve dünya sanatının dikkatini çeken isim oldu.
 
BABAM TAŞ İŞÇİSİYDİ
 
Ailesinin geçmişine bakıldığında, amele, hamamcı ve taş ustası olarak yazıldığını anlatan Nihat Kömürcüoğlu, babasının bir dönem taşeronluk ve müteahhitlik yaptığını da söyledi. Kömürcüoğlu, “Yıkılan eski devlet hastanesinin mermer merdivenleri hala yerinde duruyor. O merdivenlerde babamın elinin izleri vardır. Bunun yanında Gazi İlkokulu ve Denizli Lisesi ailemin yaptığı ve halen yaşayan eserlerdendir. Babam mezar taşı yapıyordu. Mesleği taş işçiliğiydi. Ben Sanat okulunda okurken tatillerde babamın işine yardım ediyordum. Ben de babam gibi taşın üzerine oymacılık yapıyordum. Serüven benim için işte böyle başladı” dedi.
 
BU HAZİNE ASIRLARCA YERİN ALTINDA KALMIŞ
 
 Travertenin bu bölgede 6000 yıldır var olduğunu anlatan Kömürcüoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kömürcüoğlu, “Antik dönemlerde bu taş o günün tekniği ile işlenmiş, Antik döneme ait mermer ocaklarının kalıntıları halen mevcut. O dönemlerin en modern şehirleri ve sanat eserleri imar ve imal edilmiş. Ama sonra asırlarca bu hazine yerin altında kalmış. Son dönemde arayışa giren Denizlili iş adamları olarak, biz bu hazineyi keşfettik. 20 –30 yıldır ise işlenmeye başlandı. Önceleri İtalyanlar bizden traverten bloklarını alıp gidiyorlardı, şimdi artık biz işliyoruz” diye konuştu.
 
İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNDE ARADIĞIMI BULAMADIM
 
Üniversiteyi bitirip, inşaat mühendisi olduğunu belirten Kömürcüoğlu, “Devlet Su İşleri, Karayolları gibi devlet kurumlarında çalıştım. 657 SayılıDevlet Personel Kanunu (Devlet Memurları Kanunu) çıkınca devlette çalışan bizim gibi teknik personelin maaşı düştü. Durum böyle olunca ben de özel sektöre yöneldim.1982 yılında Kendi adıma Mühendislik Bürosunu kurdum. Yaptığım inşaatta kullandığım malzeme ve işçilik kaliteliydi.
Serbest mühendislikten komşularım çok kâr ettiği halde ben ise serbest mühendislik işinden çok kâr edemedim. Çünkü başkasının daha kısa sürede ve 20 liraya mal ettiği pencereyi ben 40 liraya ve daha uzun sürede yaptırıyordum. İnşaatlarda kaliteli malzeme ve işçilik kullanıyordum. Bu yüzden serbest mühendislikte de aradığımı bulamadım” şeklinde konuştu.
 
ÜRETTİĞİN MALI SATMASINI BİLMEK GEREKİR
 
Denizli’de Mermer işletmeciliğini biri olduklarının altını çizen Nihat Kömürcüoğlu, “ilk 1982 yılında 2-3 kişi olarak kurduk. Biz Mermer işletmeciliğini ilk kuranlardanız. İşe 1982’de başladıktan sonra 1990 yılına kadar iç piyasaya çalıştık. Bu işte de mühim olan en önemli şeylerden biri de ürettiğini satmasını bilmektir.1990 Yılından İtibaren traverten mermer talep görmeye başladı. Bölgemizde mermer daha çok Afyon ve Muğla bölgesinden gelir, burada işlendikten sonra satardık. Benim için temini en kolay olan hammadde Kaklık’taydı ve travertendi. O günlerde sektörün kar marjı daha iyiydi. Bugün sektörde o kar marjı yok. Kar marjını kapasitenin yüksekliği yanında hammaddeye olan yakınlığınız ve teminindeki avantajlarınız belirler. Kapasitemiz az olduğu için bize maliyeti de yüksek oluyordu.1990’larda ben mermeri 13 dolardan sattım, benden alan kişi aynı malı 15 dolardan satıyordu. İhracat Tüccar eliyle yapılıyordu. Mermercilik işine başladığımızdan 1990 yılına kadar geçen süreçte Denizli’deki işletme sayısı aynıydı. İlk ihracatımızı Japonya, İsrail, İtalya, Arabistan gibi ülkelere yaptık” dedi.
 
 ARACI FİRMALARDAN EPEY KAZIK YEDİK
 
Aracı firmalardan epey kazık yediklerini de anlatan Kömürcüoğlu, “Aracı olan tüccarlardan o dönem kazığı yiyince, hemen kendimizi toparlayıp, 1992 yılında ihracata kendimiz başladık.1996’da başkaları bu işe heves etmeye başladı. 2000’lerde bu sayı çok arttı. Afyon’da bile 90’lı yıllarda işletme sayısı 20 civarındaydı. Bugün bu sayı 400’ün üzerinde, buna paralel olarak Denizli’de de bu sayı arttı. Başlangıçta 3-4 kişiyken şimdi 100’ün üzerinde mermerci var” dedi.
 
 FİZİBİLİTESİZ YATIRIM ÇÜRÜK OLUYOR
 
“Mermer petrol gibidir, bölgemizin ve ilimizin en büyük değeridir. Her iş kolunda olduğu gibi bizim sektörde de bilinçsiz bir büyüme, bilinçsiz bir artış var. Fizibiliteye yapacağı harcamadan kaçan, fizibilite yapmadan bu işe girişenler oldu. Fizibilitesiz yatırım çürük oluyor. Memleket için de kayıp ve büyük zarar. Bir süre önce bu memlekete Almanya’dan milyon dolarlık tekstil makineleri fizibilite yapılmadan ithal edildi. O fabrikaların çoğu bugün iflas etti. Mermerde de aynı durum oldu ve halen oluyor” şeklinde ifadeler kullandı.
 
KALİFİYE ELEMAN EKSİKLİĞİ VAR
 
 Kalifiye eleman konusunda en sıkıntılı sektörün mermer sektörü olduğunu söyleyen Nihat Kömürcüoğlu, getirdiği makineleri bile uzun zaman çalıştıramadığı zamanlar olduğunu, çalışanların önceden makine ile bile çalışmak istemediklerini zamanla adapte olduklarını bu defa tam aksine makine istemeye başladıklarını belirtti. Kömürcüoğlu,“Eğitimli ve kalifiye eleman sorunları yaşıyoruz. Sektör eskiden olduğu gibi değil, bilakis eğitimli donanımlı ve otomasyon sistemini kullanabilecek insan gücüne ihtiyaç duyuyor. Halen kamuoyu, ağır iş, suların ve tozun içinde çalışan, ağır kaldıran insanların çalıştığı bir alan bir sektör olarak biliniyor. Teknik donanıma sahip, bilgili ve liyakatlı eleman, özellikle ara elemana ihtiyacı duyuyoruz” diye konuştu.
 
HA PETROL, HA MERMER
 
Traverten Mermer, dünya ürünü olduğunu anlatan Nihat Kömürcüoğlu, “Çok sayıda ülke’nin ihtiyacı var. İhracat çeşitliliği, ihraç edenlerin kayıtlı olduğu yerlere göre değişen faktörler nedeniyle mermer sektöründe ihracatla ilgili tam bir rakam vermek mümkün değil ama tahminen üretimin yüzde 50’sinden fazlası ihraç ediliyor. Önceleri mermer blokları şeklinde İspanya, İtalya, Yunanistan gibi ülkelere satış yapılıyordu. Daha sonra blok satışı sınırlamak için tedbirler alındı. İşlenmiş mermer üretimi ve ihracatı teşvik edildi. Bloklarda fon vardı. O yüzden blok ihracatı sınırlıydı. Sonradan fon kaldırılınca satış hızlandı. Yeni bulunmuş mermer ocaklarından daha çok tanıtılması amacıyla çıkan bloklar blok olarak satılıyor. Bu pazarda söz sahibi olmak için pazarlamasını iyi bilmek lazım. Hata yapmamak gerekir. Sektörümüzde bir örnek yaşandı. Kendisi ihraç etmek istediği için daha önce ürettiği mermeri ihraç eden İtalyan’ı dışlayan firma daha önce mal sattığı aynı yerlere kendim aracısız ihraç edeyim derken iflas etti. Bu işin ihracatçılarını bir araya getirip kendimiz katkı koyup ihracatımızı yapacak bir örgütlenme girişimimiz ilgi görmeyince gerçekleştirilemedi. Özet olarak; teknolojiyi iyi kullanıp, yer altı kaynaklarımızı bilinçsiz tüketmeyelim. Ha petrol, ha mermer” dedi.
 
MERMERLE SANATI BULUŞTURDU
 Denizli Mermeri ve Travertenin tanıtımının yapıldığı ve uluslararası çapta Denizli’nin tanıtımına katkıda bulunan koloni’de mermerle sanatı buluşturan Nihat Kömürcüoğlu, Denizli’de heykel sanatının gelişmesine de katkıda bulundu. Yapılan eserlerin sergileneceği Açıkhava Heykel Müzesinin alt yapısını oluşturarak Denizli’ye uluslararası çapta bir müze kazandırmanın çalışmaları da yapılacağının altını çizen Kömürcüoğlu, “Ege taş Heykel Akademisi kursuyla da uluslararası öğrencilere heykel tıraş sanatı üzerine ders verilecek. Kurs geçen yıllarda olduğu gibi İtalyan Usta Heykeltıraş ve eğitmen Pasquale Martini ve Amerikan heykeltıraş ve eğitmen Edward Fleming tarafından verilecek. Umarım kent uluslararası düzeydeki bu organizasyona önümüzdeki sene daha fazla sahip çıkar, amacımız koloniyiz. Benim tek isteğim, bu koloniyi Denizlililerin top yekun gerçekleştirdiği geleneksel bir çalışma haline getirebilmek” dedi.  
Nihat Kömürcüoğlu’nu tanıdığımda sanata verdiği değeri, heyecanını gözlerinden okudum. Bu yıl 3.’sü yapılan Kolonide helkeltraşların arasında dolaşırken, her sanatçını yaptığı eserle sanki kendisi yapmış gibi gurur duyduğu her halinden belli oluyor, sanki yapılan eserler onun gözünde canlanıyordu. Sanki gözleriyle her heykele hayat veriyordu. Sanata kattığın değer için, Denizli’ye kattığın değer için Denizli adına teşekkürler Nihat Kömürcüoğlu…
Kadriye SÖZERİ
Bu Haberi Facebook'ta paylaşın
Bu Haberi Twitterde'ta paylaşın
Şuan görüntülemekte olduğunuz haber 2013-06-24 19:48:32 tarihinde yayınlandı ve toplam 273 kez görüntülenmiştir.