Hosgeldiniz Tarih - Saat
Baynet Ajans Denizli Web Tasarim
DENİZLİ
Denizli hava durumu
En Düşük : 11°C
En Yüksek : 19°C

  • Ahşap ürünler nostalji oldu
  • Ahşap ürünler nostalji oldu
Ahşap ürünler nostalji oldu

 

Ahşap ürünler nostalji oldu
 
El yapımı mutfak eşyaları satışıyla geçimini sağlayan Nihat Çalhan, tarihteki vazgeçilmez tahta kaşık ve ahşap mutfak gereçlerinin, günümüzde nostaljik ürünler arasında yerini alsa da kullanımının bitmediğini söylüyor.
 
Tarihi takılardan tarihi yapılara ev araç ve gereçlerine kadar hepsi de çocukluğumdan bu yana ilgi alanım içinde yer almıştır.
Senelerdir zaman zaman haber için gittiğim Kaleiçi’nde, ne zaman geçmiş tarihimizi yansıtan ürünlerle karşılaşsam uzun uzun inceler, geçmiş tarihimizi dile getiren bu gereçlerin o dönemlerde kimler tarafından kullanıldığını düşünmeden geçemem.
Kimi zaman bakır bir tepsinin önünde dururum, kimi zaman eski gümüş bir çay tepsisinin, bazen el dokuması kilimlerin, bazen hasırların.
Bu eşyaların hepsinin ayrı bir geçmişi ve tarihçesi olduğu için, benim için çok değerlidirler. Hep onların yoğun olarak kullanıldığı dönemleri hayal eder, ayrıca onları kullanan kişilerden esintiler taşıyan bu eşyalar beni adeta büyüler.
Aynı şekilde ne zaman tahta kaşık, sofra altı veya tahta mutfak araç gereçleri görsem, buram buram Anadolu kokan yemyeşil köylerimiz gelir aklıma.
Bir tahta sininin etrafına toplanmış ve tahta kaşıklarıyla tarhana çorbası içen, bulgur pilavı kaşıklayan köy çocukları ve ana babaları gelir gözümün önüne.
Geçtiğimiz günlerde yine yolum Kaleiçi’ne düşmüştü.
Kestane Pazarı’ndan geçerken, gözüm el yapımı tahta ve ahşap mutfak eşyalarına ilişince hemen minik işyerinde aldım soluğu.
Tamamen ahşap mutfak araç gereçlerinin satışını yapan Kaleiçi esnafı Nihat Çalhan, senelerdir Türkiye’nin her bölgesinden ve şehrinden kendilerine gelen ve el emeği göz nuru dökülerek yapılmış gereçlerin vernikli ve verniksizlerinin de bulunduğunu anlatırken, geçmişte bu gereçlerin her evde bulunduğunu günümüzde ise bazı hallerde kullanıldığını söylüyor. 
 
“GELİŞEN TEKNOLOJİYLE
AHŞAP EŞYALAR DA NOSTALJİ OLDU”
1964 Yatağan doğumlu olduğunu belirten Nihat Çalhan, 1983 yılında geldiği Denizli’de Kaleiçi Kestane Pazarı’nda işyerini açtığını, o günden bu yana aynı işyerinde mesleğini devam ettirdiğini belirtirken şunları söylüyor : “İşyerimde tüm ahşap mutfak ve süs eşyalarının yanı sıra Yatağan bıçakları da yer alıyor. 1965 yıllarında Denizli’de nalburiye işiyle uğraşan babam emekli olduktan sonra, ben daha farklı bir iş olan ahşap mutfak araç ve gereçleri işinin satışına yöneldim. Şu anda işyerimde Türkiye’nin değişik bölge ve illerinde el emeği ve göz nuruyla yapılmış tahta kaşıklardan tutun da, oklavalar, merdaneler, senit, sofra, havan, elek, kalbur, sofra altı ve el yapımı duvar süslerine kadar her tür ahşap ürün yer alıyor. Geçmiş yıllarda halkın ahşap mutfak araç gereçlerine ilgisi daha yoğun olduğu gibi, satışlarımız da daha fazlaydı. Gelişen teknolojiyle birlikte mutfak gereçlerinde çeşitlilik büyük artış gösterdi. Plastik, çelik, melamin eşyalar, tahta mutfak gereçlerinin yerini almaya başladı. Fakat teflon gibi mutfak tencereleri veya kaplarında yemek yapılırken, ürünün çizilmemesi için tahta kaşık kullanmak daha sağlıklı olduğu için, tahta kaşıklar tarihin tozlu raflarına karışmadı. Nostaljik olsa da hala varlığını sürdürüyor. Öte yandan yine oklava, hamur sinisi gibi araç gereçler de yine eskisi gibi revaçta. Halkın damak tadı tamamen değişmediği müddetçe, bu gereçlere olan ilgi de bitmeyecektir. Şu anda tahta kaşıklarımız 1,5-2 liraya satılırken, elek ve tahta sofra altlarımız da 5 lira gibi cazip fiyatlarla satışa sunuluyor. Aynı şekilde ahşap süs eşyaları da öyle. Hepsi de el emeği ürünler olduğu halde fiyatları senelerdir değişmedi.” 
 
“AVM’LER KÜÇÜK ESNAFIN BELİNİ BÜKTÜ”
Nihat Çalhan mesleği ile ilgili bilgiler verirken, küçük esnafın günümüzde geldiği durumu anlatmadan da geçemiyor ve şöyle diyor : “Son yıllarda Pazar yerlerinin çoğalması, AVM’lerin adeta mantar gibi şehrin tüm kesimlerinde büyük artış göstermesi, tüm esnaflarımız gibi bizim işimizi de derinden sarstı. Küçük esnaf büyük ölçüde kan kaybetti. Çünkü büyük alışveriş merkezleri farklı iş kollarında çalışan küçük esnafların hepsinin işine el attı ve bünyesinde akla gelen gelmeyen her şeyi satmaya başladı. Böyle olunca esnafın adeta beli büküldü ve eski yıllardaki gibi satış yapamaz hale geldi. Birçok küçük esnaf ya işyerini kapattı, ya iflas etti, ya da işyerini başkasına devretmek zorunda kaldı. AVM’lerin her sektöre el atmasıyla, bir süre sonra gerçek meslek erbapları da yok olmaya başladı.”
 
“ESNAFA BİR DARBA DE KREDİ KARTLARINDAN GELDİ”
Nihat Çalhan günümüzden örnekler gösterdiği konuşmasında, insanlara sakız gibi dağıtılan kredi kartları yüzünden de küçük esnafın büyük darbe aldığını belirtiyor ve şunları söylüyor : “İnsanlar da maaşlarının üç beş katı olan bu kredi kartlarını, sanki bedava dağıtılıyormuş gibi kapıştılar. Günümüzde asgari ücretle geçimini sağlamaya çalışan insanlarımızın bile cebinde, maaşının kat kat üstünde 3-5 kredi kartı dolaşmaya başladı. Ardından insanlar bu kredi kartlarıyla, AVM’lerden yine bedavaymış gibi gerekli gereksiz alışverişe yöneldiler ve büyük kredi kartı borçlarının içine gömüldüler. Kredi kartlarıyla her yönden elleri kolları bağlandığı için, nakit alış veriş yapmayı da unuttular ve küçük esnaflara adım atmaz oldular. Sonuçta da ülke ekonomisinin belkemiği durumunda olan küçük esnaf, birdenbire büyük bir çöküşün içine girdi. Küçük esnafın tamamen yok olup gitmemesi ve ayakta kalabilmesinin tek yolu, öncelikle semt pazarları sayısının azaltılması, ardından AVM’lerin şehir dışına çıkartılıp, ürün satışı konusunda kendilerine bir sınırlama getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde ülkenin belkemiği durumundaki esnafın yok olması yakındır.”
 
AHŞABIN TARİHÇESİ
Tarihten önceki zamanlarda bile ahşabın mutfak ve yapı malzemesi olarak kullanıldığı tesbit edilmiştir.Tatbikatı beton ve çeliğe nazaran çok daha eskidir.Ahşabın mukavemeti ve mukavemetine tesir eden faktörler araştırılmış, çeşitli ağaçlar üzerinde muhtelif mukavemet tecrübeleri yapılmıştır.Birçok birleşim vasıtalarının tatbiki ve tecrübelerine, ahşabın dış tesirlere karşı korunmalarıyla ilgili olan çalışmalara eski dtönemlerde büyük bir hız verilmiştir.
Tahta kaşık, spatula, doğrama tahtası gibi yiyeceklerimizle doğrudan temas eden ahşap eşyaların temizliği ve bakımı ayrı bir özen istiyor.
Geçmişten günümüze mutfak eşyaları ne kadar renklenip çeşitlense de tahta kaşıklar, spatulalar yerini hep korudu. Teflon tencere ve tavaların hayatımıza girmesiyle de vazgeçilmez hale geldi. 
Verniklenmiş eşyalar daha şık ve parlak göründüğü için cazip geliyor. Üstelik, daha kolay temizleniyor, kararmıyor, leke tutmuyor. Normalde ahşabın doğal yapısını korumak için kullanılan sentetik bir petrol ürünü olan vernik, ısıyla temas ettiğinde eriyor. 
İçeriğindeki zararlı kimyasallar gıda yoluyla vücuda geçiyor. Ahşap eşya alırken şimşir, kayın, gürgen gibi sert yapraklı ağaçlardan üretilenlerin tercih edilmesini tavsiye eden ahşap uzmanları, bunların bakımı için de mineral yağların kullanılabileceğini belirtiyor. 
Ahşap eşyaların en büyük düşmanı ise bulaşık makineleri. Yüksek ısı nedeniyle çabuk yıpranan tahta ürünler, eğer vernikli ise sıcağın etkisiyle vernik çatlıyor; pul pul dökülüyor. Verniksiz ise bulaşık deterjanı ahşabın içine işliyor.

Çünkü, ahşabın bileşenleri, özellikle lignin bileşeni çamaşır suyundaki klor ile reaksiyona girerek insan sağlığına zararlı olan dioksin maddeler meydana getirebilmektedir. Doğru uygulama olarak; sabun veya sabun tozuyla yıkama yapılmalı. 
Veya sadece suyla yıkama yapılıp kurutulmalı ve kuru tutulmalıdır. Bir de, hidrojen peroksit maddesi (oksijenli su, marketlerde bulunmaktadır) seyreltilerek ahşap mutfak gereçleri bunun içinde bir süre bekletilebilir. Çatlayan eşyaların da kullanılmaması gerekir. 

 

Bu Haberi Facebook'ta paylaşın
Bu Haberi Twitterde'ta paylaşın
Şuan görüntülemekte olduğunuz haber 2012-05-19 16:55:28 tarihinde yayınlandı ve toplam 961 kez görüntülenmiştir.